RSS
Özgür Demokratik Alevi Hareketi .
9 Feb 10

Munzur Vadisi dünya mirasıdır Yazdır e-Posta
İSTANBUL - Baraj suları altında bırakılmak istenen Dersim topraklarının biyolojik bir hazineye sahip olduğu bir kez daha ortaya çıkarken, hazırlanan raporda Munzur Vadisi'nin dünya mirası olduğu belirtildi

Munzur'daki bitki örtüsünü araştırmak için 2 yıl çalışma yürüten Prof. Dr. Mehmet Koyuncu ve Prof. Dr. Neşet Arslan, Önemli Bitki Alanı (ÖBA) kabul edilen Munzur Dağları’nda 1518 bitki türünü bir kez daha saptamış oldular. Başka yerde yetişmeyen (endemik) tür sayısı ise 50’nin üzerinde olduğu ortaya çıktı. Hazırlanan raporda Munzur Vadisi’nin dünya mirası olduğuna vurgu yapılırken, barajların vadinin bitki örtüsünü tehdit ettiği hatırlatıldı.
 
Hasankeyf Girişimi'nden VAKUM'a sert tepki Yazdır e-Posta
BATMAN - Kültür Varlıklarını Koruma ve Müzeler Genel Müdürü Ökkaş Dağlıoğlu'nun, Hasankeyf'teki eserlerin vakumlanıp su altında bırakılması önerisine Hasankeyf Yaşatma Girişimi tepki gösterdi.

Hasankeyf Yaşatma Girişimi, Hasankeyf'in kurtarılmasına ilişkin kamuoyunu uyutma ve yanıltma politikasının yürütüldüğünü belirterek, eserlerin Vakum sistemiyle kurtarılmasının mümkün olmadığına dikkat çekti.

"Yıllardır barajın inşa edilmesi durumunda sular altında kalacak olan tarihi eserlerin taşınarak kurtarılacağını belirten yetkililerin bunun mümkün olmadığını anlayınca taktik değiştirerek vakum sistemini önermişlerdir’’ diyen Girişim, baraj yapımını meşrulaştırmak için verilen çabaların beyhude olduğu ve Hasankeyf’in kültür mirası yapısı gereği ancak yerinde korunarak yaşatılabileceğini kaydetti.
 
AİHM’den kimlikte ‘Alevi’ ve ‘Kürtçe’ kararı Yazdır e-Posta
STRASBOURG - Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), nüfus cüzdanının din hanesinde "Alevi" yazılmamasına ilişkin davada Türkiye’nin din ve vicdan özgürlüğünü ihlal ettiğine hükmetti. Nüfuz cüzdanında Kürtçe karakter kullanılmamasına ilişkin başvuruda ise AİHM Türkiye’yi haklı buldu

Nüfus cüzdanının din hanesine “İslam” yerine "Alevi" yazılmasını isteyen Sinan Işık’ın davasında AİHM Türkiye’yi mahkum etti. AİHS’in din ve vicdan özgürlüğünü içeren 9’uncu maddesinin ihlal edildiğine hükmeden mahkeme, "Din hanesi yazılacaksa, kişinin istediği gibi yazılmalı" hükmüne vardı. Davacı, Müslüman olmamasına rağmen kimlik kartında din hanesine “İslam” yazılı olduğunu belirterek 7 Mayıs 2004’de İzmir’de olayı mahkemeye taşımıştı.
Etiketler: Alevi kürt İslam Din
 
I. Melikoff’un Hacı Bektaş: Efsaneden Gerçeğe Kitabı Üzerine Bir Değerlendirme. Yazdır e-Posta
vanbruinessen

Prof. van Bruinessen, Hollanda’nın Utrecht Üniversitesi, Arap, Fars, Türk Dilleri ve Kültürü Bölümünde öğretim üyesidir ve Modern Dünyada İslam Araştırmaları Enstitüsü’nün (ISIM) Başkanlığını yürütmektedir. 1994 yılından beri Türkçe ve Kürtçe araştırmaları dersleri vermektedir.

Prof. Martin van Bruinessen, Utrecht Üniversitesi

Irène Mélikoff, Hadji Bektach: un mythe et ses avatars. Genèse et évolution du soufisme populaire en Turquie [Hacı Bektaş: Efsaneden Gerçeğe. Türkiye’de Halk Sufizminin Doğuşu ve Gelişimi]. Leiden, Brill, 1998. [Islamic History and Civilization, Studies and Texts, volume 20]. xxvi + 317 sayfa, bibliografya, indeks. ISBN 90 04 10954 4.

Alevilik ve Bektaşilik üzerine akademik araştırmalar uzun bir süredir Türkoloji’nin biraz ezoterik bir dalı olarak görülmekteyken, son yirmi yıl içinde artan bir hız kazandı. Bu hızlanma, Alevilerin uzun süredir izledikleri dikkati üzerlerine çekmeme siyasetini terk edip toplumsal yaşamda birdenbire yeni bir önem kazanmasıyla Türkiye’de ve Avrupa’da göçmen Aleviliğin çarpıcı bir atılım göstermesine paralel ilerledi. Bu alandaki araştırmalarda önemli dönüm noktaları olarak aşağıdakileri sayabiliriz:

 
Rıza Zelyut’ un Dersim Düşmanlığı Yazdır e-Posta
Rıza Zelyut imzasıyla 15 Aralık 2009 tarihli Güneş gazetesinde; “Tuncelili Alevi Kürtçüler”  başlığıyla bir yazı yayınlandı. Yazının konusu son zamanlarda da sıkça konuşulan Dersim 38 olaylarıydı.

Rıza Bey yazısını bize dair tespitlerde pek de yabancısı olmadığımız bir dil ve üslupla kaleme almıştı. Tuncelili Kürtçü, Aleviciler ve solcular Kadıköy’de bir araya geldiler D.T.P. sloganlarıyla yürüdüler Dersim 38 gerici bir ayaklanmaydı. Seyit Rıza da Dede değil bir çete başıydı. Bahsedildiği gibi öyle katliam falanda olmadı. Yalnızca götürülmek istenen medeniyete karşı çıkan bazı Aşiret ağalarına karşı bir operasyon yapıldı.  Zaten Mustafa Kemal de hastaydı.  Ufak tefek bazı şeyler olmuşsa da bunlarında sorumlusu Celal Bayar’ dır diyerek yazısına  beter bir saldırganlıkla devam ediyor.

 
Diyanette göre cemevleri 'iç düşman' Yazdır e-Posta
AKP hükümeti hafta sonu düzenlediği Alevi Çalıştayı’nda muğlak bir ifadeyle cemevlerinin bir statüye kavuşturulacağını söylemesine rağmen Diyanet İşleri Başkanlığı cemevlerinin ibadethane olarak kabul edilmesinin ‘milli birlik’ ve ‘bütünlüğü’ bozacağı iddia edildi.

İzmir İl Genel Meclisi’nin geçen aralık ayındaki toplantısında, cemevlerinin ibadethane konumunda tanınması için aldığı temenni kararına, Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan olumsuz yanıt geldi.

CAMİNİN KARŞISINA CEMEVİ OLMAZ

Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan, başkan adına Hukuk Müşaviri Mustafa Davarcı’nın il genel meclisine gönderdiği açıklamada, cemevlerinin ibadethane olamayacağını iddia edildi.
 
Sarıgül'e destek Gülen cemaatini böldü Yazdır e-Posta

HABER MERKEZİ - 'Türkiye Değişim Hareketi’nin lideri Mustafa Sarıgül’ün bir süre önce Amerika’da görüştüğü Fethullah Gülen’den tam destek aldığı öğrenildi. Ancak cemaatin önemli isimlerinden Hüseyin Gülerce ile Zaman gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı’nın Sarıgül’e mesafeli olduğu belirtiliyor.

ANF’ye bilgi veren Mustafa Sarıgül’e yakın kaynaklar, Gülen cemaatiyle Sarıgül’ün görüşmelerinin sürdüğünü söylediler. İddialara göre Gülen-Sarıgül görüşmesini ayarlayan kişinin de Başbakan Erdoğan’ın eski danışmanı Cüneyt Zapsu.

Türkiye siyasal yapısına sahip olduğu ekonomik ve kitle gücüyle müdahalelerde bulunan Fethullah Gülen’in Sarıgül’ü desteklemesi cemaatin iki önemli ismince tepkiyle karşılandı.

 
İzzettin Doğan'ın tasfiye süreci başladı Yazdır e-Posta

HABER MERKEZİ
- Son zamanlarda gündemi Alevilerin kuracağı sol parti söylemi ve AKP’nin çalıştayları damgasının vurdu. Devletin şekillendirdiği Alevi politikasının temel dayanağı Alevi Burjuvazisi olmuştur. Bu burjuvazinin kanat önderlerinden İzzettin Doğan ise başlı başına incelenmesi ve analiz edilmesi gerekiyor.

Bir Alevi dedesi, Cem Vakfı Başkanı ve Alevi Vakıflar Federasyonu Onursal Başkanı İzzettin Doğan aynı zamanda uluslararası hukuk profesörü bir akademisyen. Ne ilginçtir ki Doğan’ın yayınlanmış bir eseri dahi yok.

Velhasıl, kimine göre pragmatik bir fırsatçı, bize göre ise Alevi topluluğunu kapalı kapılar ardında sistemin içine çekmeye çalışan bir işbirlikçi.
 
Halis: Çalıştaylar kandırmaca Yazdır e-Posta
ANKARA - BDP Dersim Milletvekili Şerafettin Halis ise Bakan Çelik’i Fethullah Gülen tarikatının gücünü Alevi kitlesi üzerinde kullanmaya çalıştığını belirtti.

Halis Meclis’te düzenlediği basın toplantısında AKP’nin toplumsal sorunları çözmek için yaklaşık iki yıldan beridir başlattığı açılım ve çalıştayların bir kandırmacadan öteye gitmediğini söyledi.

AKP’nin sorunun çözümü içinde attığı tek bir adım olmamakla beraber bu çalıştaylarda Alevileri rahatsız edecek görüntüler sergilendiğini söyleyen Halis, “Amaçlarının Aleviler arasında derin çelişkiler yaratarak bölmek olduğu anlaşıldı. Alevilerin en temel talebi olan Cemevlerinin yasal-resmi güvenceye kavuşturulması önemsenmedi. Talepler boşa çıkarılmaya çalışıldı. Oysa ki bir inanca ve inanç topluluğuna karşı duyulan samimiyet ve saygı, her şeyden önce o inancın ibadethanelerini tanımaktan ve saygı duymaktan geçer” dedi.
 
Aleviler: AKP'nin oyununa gelmeyeceğiz Yazdır e-Posta
ANKARA - Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Başkanı Fevzi Gümüş, AKP hükümetinin 'yandaş Alevilerle' birlikte ‘Türk, İslam sentezi’ mantığına göre bir Alevilik kurgulamaya çalıştığını belirterek, Diyanet İşleri Başkanlığının demokrasiyi tehdit eden kurumların başında geldiğini söyledi. Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Ali Balkız da, Alevi açılımının da Kürt ve Roman açılımı gibi hüsranla sona ereceğini söyledi.

PSAKD Başkanı Fevzi Gümüş yaptığı yazılı açıklamada AKP’nin başlatmış olduğu Alevi Açılımı kapsamında bugün yapılan 7. çalıştaya katılan Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Türkiye demokrasisinin üzerinde en büyük tehditlerden ve vesayet kurumlarından birisi olduğunu kaydetti.
 
Alevi çalıştayı başlamadan çöktü Yazdır e-Posta
ANKARA - AKP hükümetinin toplayacağı 7’nci çalıştaya Alevi Kültür Dernekleri ile Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı katılmayacaklarını duyurdu. Alevi açılımının mimarı İstanbul milletvekili Reha Çamuroğlu Alevilere yönelik psikolojik hareket olduğunu belirterek çalıştaya katılmayacağını açıkladı.

AKP hükümetinin Kürtsüz ‘Kürt açılımı’nın ardından Alevi açılımına da Alevisiz devam edecek.

Bugün son dakikada alınan kararla Alevi örgütleri "Aleviliğin tanıma ihtiyacı yoktur" diyerek çalıştayı protesto ederek katılmayacaklarını bildirdi. Diğer Alevi örgütlerinin de katılmamayı düşündüğü öğrenildi.
 
Alevileri sisteme entegrasyon süreci Yazdır e-Posta
Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Ali Balkız'ın yeni bir siyasi parti kurmak amacıyla başlatılan çalışmalara katılması Federasyon'da çatlağa neden oldu.

Ufuk Uras ve Ali Balkız’ın başını çektiği yeni sol parti Aleviler içinde ciddi bir tartışma yaşanmasına neden oldu. Bu tartışmayla beraber Aleviler arasında siyasi anlamda ciddi bir çözülme ve karamsarlık olduğu Alevi kurum temsilcilerinin görsel ve yazılı basın verdiği demeçlerden ortaya çıkıyor.

Bugün Türkiye’de AKP’den CHP’ye kadar birçok parti Anadolu halklarından en dinamik muhalefet anlayışına sahip olan Alevileri sistem içine çekmek için mücadele ediyor.
 
'Alevinin elinden çay içilmez' deyip sözleşmeyi fesh ettiler Yazdır e-Posta

ANKARA
- Başbakanlığa bağlı Türkiye Kalkınma Bankası'nın çay ocağını işleten Kemal Sümbül adlı vatandaş, 3 yıllık hizmet sözleşmesi olmasına rağmen daha bir yıl dolmadan sözleşmesi feshedildi. Alevi olduğu için sözleşmesinin iptal edildiğini savunan Sümbül, hakkında "Cenabet dolaşanın elinden çay içilmez" denildiğini belirterek, Bankaya dava açacağını söyledi.

Sümbül, TBMM Dilekçe Komisyonuna yaptığı başvuruda, 1991 yılından bu yana Kalkınma Bankası'nın çay ocağını işlettiğini söyleyerek hizmet sözleşmesini geçen yıl 3 yıllığına yenilemesinin ardından 1 yıl bile dolmadan "idarenin zorlama ve baskısıyla" sözleşmesinin feshedildiğini kaydetti.
 
Tanıklarıyla ve kronolojisiyle Alevi katliamları Yazdır e-Posta
İSTANBUL - Osmanlı’da kıyımdan geçirildikten sonra cumhuriyet tarihi boyunca da bir gelenek halinde toplu katliamlara maruz kalan Alevilerin yaşadıkları ve katliamlarındaki devlet parmağı defalarca ifşa edilerek gündeme getirildi. Söz konusu tarihsel gelişimleri tanıklarıyla ve kronolojisine göre ele alan ‘Olaylar, Tanıklar Aleviler’ isimli kitap Vesta’dan çıktı.

Vesta yayınları tarafından yayına hazırlanan politikacı Ali Göçmen’e ait ‘Olaylar, Tanıklar Aleviler’ isimli kitap okuyucuyla buluştu. Kitap, cumhuriyet tarihi boyunca Aleviler üzerinde oynanan politikaların yanı sıra, Alevilerin maruz kaldığı katliamlar da sırasıyla bir kez daha aydınlatılıyor.
 
Aleviliği asimilasyon çabaları ve “alevi iftarları” Yazdır e-Posta
Tarih boyunca ötekileştirilen, yok sayılan ve “sapkın” inanç olarak kabul edilen Aleviliği yok etmek amaçlı büyük katliamlar düzenlenmiştir. Anadolu’da yerleşik ve hâkim olan din mensuplarının, Aleviliği yok etme sevdaları hiç tükenmemiştir. Yok, etmek için yapılan katliamlardan sonuç alınamayınca başvurulan karalama ve “sapkın” gösterme arayışları ise hiçbir zaman tükenmemiştir. Haklarında şeyhülislamlar tarafından ölüm fetvaları verilse de  Aleviler, kendilerini var etmeyi ve bugüne taşımayı becerdiler.
 
19 Ocak'ta, saat 3'te, aynı yerde... Yazdır e-Posta

hrant

 

19 Ocak'ta, saat 14:30'da, aynı yerde...

Agos Gazetesinin önünde buluşuyoruz.

Saat 14:30 - 15:30

Dostumuz, canımız, hakikat anlatıcımız sevgili Hrant'ımızdan ayrılalı tam Üç yıl oldu.

Bu upuzun Üç yıl, Hrant'ın gidişiyle hayatımızdan eksilen renklerin yasını tutmakla geçti.

Bizler bu ülkenin vatandaşları olarak, güvercin tedirginliğinde, gerçek failleri bulunmamış suikastlarla birarada yaşamak istemiyoruz.

 
Alevi öğrenciye öğretmen şiddeti Yazdır e-Posta
SİVAS - Sivas’ta Atatürk Lisesi tarih öğretmeni derse geç giren Alevi kökenli E.K. adlı kız öğrenciyi, “Siz zaten aptes de almazsınız, namaz da kılmazsınız” diyerek dövdü.

Sıvas’ın Sinekli köyü nüfusuna kayıtlı olan E.K. derse geç geldiği için Orhan Paşazade adlı öğretmen tarafından önce dövüldü ardından inancına hareket etti.
 
Alevilerde 'CHP' ve yeni sol belirsizliği Yazdır e-Posta
İSTANBUL - Alevi ve Bektaşi Federasyonu (ABF) içinde yer alan 19 örgüt, federasyon yöneticilerinden yeni sol parti çalışmalarından çekilmelerini yada yönetimden ayrılmalarını istedi.

ABF başkanı Ali Balkız ise aralarında Ufuk Uras'ın da bulunduğu bir dizi isimle yürütülen arayışın bir Alevi partisi kurmayı ya da ABF'yi partiye dönüştürmeyi amaçlamadığını belirtti.
 
BDP'den din hanesi kaldırılsın teklifi Yazdır e-Posta
ANKARA - BDP Dersim Milletvekili Şerafettin Halis, nüfus cüzdanındaki din hanesinin kaldırılması için TBMM Başkanlığı’na yasa teklifi sundu.

Halis, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Yasası’nın 7/1-e fıkrasının yürürlükten kaldırılmasına ilişkin yasa teklifini TBMM Başkanlığı’na sundu. Anayasa’nın 24. maddesindeki, “herkes vicdan, dini inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir. Kimse ibadete, dini ayin ve törenlere katılmaya, dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz…
Etiketler: Alevi dersim TBMM Din
 
BDP 'Dersim' için yasa teklifi sundu Yazdır e-Posta
ANKARA - BDP’li Şerafettin Halis Tunceli'nin isminin Dersim olarak değiştirilmesini öngören yasa teklifini Meclis Başkanlığına sundu. Teklifte, Tunceli öncelikle bir asimilasyon adı olduğu belirtilerek, ismin değiştirilmesi istendi

BDP Dersim Milletvekili Şerafettin Halis'in imzası ile Meclis Başkanlığına sunulan teklifin gerekçesinde, 7 Kasım 1935 tarihli Muhzur Vilayeti Teşkilatı ve İdaresi Hakkında Kanun Layikasının görüşmeleri sırasında ilin adının Munzur olmasının istendiği, İçişleri Bakanı Şükrü Kaya'nın teklifi üzerine ‘Tunceli’ olarak kabul edildiğini söyledi. Gerekçede, yaygın kanının aksine ‘Tunceli’ isminin Mustafa Kemal tarafından değil, Şükrü Kaya tarafından verildiğini belirtti.
Etiketler: dersim TBMM
 
Diğer Makaleler...


Sayfa 1 > 8