|
Erzincan’da Zazaca Cem Yapıldı… |
|
|
|

Tuncelililer Derneği Erzincan Şubesinin tarafından cem törenı organize edildi.
Erzincanda ilk kez yapılan ve Tuncelililer Derneği Erzincan Şubesi tarafından organize edilen cem’e halk yoğun ilgi gösterdi. Cem töreninin yapıldığı salona yoğun katılım nedeniyle sığmayan halk ibadet salonunun kapılarının açılmasıyla ara kolidorlara dahi oturmak zorunda kaldılar.
Zazaca Cemi BAVA SERVAN yönetti ve Cem ibadetinin tamamı zazaca yapıldı.
Kaynak: NWD
|
|
Elazığ'da deprem |
|
|
Özgür Demokratik Alevi Hareketi Olarak ; Elazığ depreminde yaşamını yitirenlerin acılı ailelerine başşağlığı ve metanet, yaralılarada acil şifalar diliyoruz.
Elazığ depreminde yaşamını yitirenlerin sayısı 57'e yükseldi. Yaklaşık 70 kişinin yaralandığı depremde arama kurtarma çalışmaları devam ederken, BDP yardım çağrısında bulunarak bölgeye heyet gönderdi.
Elazığ'ın merkez üssü Karakoçan İlçesi Başyurt beldesinde meydana gelen 6.0 büyüklüğündeki depremde ölü sayısı artıyor.
Deprem en çok Kovancılara bağlı, Aşağı ile Yukarı Kanatlı, Göçmeler, Aşağı ile Yukarı Demirci, Okçular köylerinde can ve mal kaybına neden oldu.
Son bilgilere göre Okçuyan Köyü'nde 18, Kayalar (Çîlik) 4, Yukarı Kanatlı (Nasran) 3, Göçmezler Köyü'nde (Seferan) 3, Yukarı Demirci (Dilci) Köyü'nde 14 kişi yaşamını yitirirken 2 kişi Elazağı Devlet Hastanesi'ne kaldırılırken yaşamını yitirdi.
|
|
100.YILDA KADINLARIN ÇIĞLIĞI |
|
|
|
YÜKSEL MUTLU
100.YILDA KADINLARIN ÇIĞLIĞI
İşte bir 8 Mart daha;bu yıl 8 Mart’ın 100. yılı kadınlar , kadın hakları savunucuları yaşadıkları her yerde bu günün anlam ve önemine uygun çalışmalar etkinlikler düzenlemekte ancak bir kez daha söylemek gerekiyor ki toplumsal yaşamın her yerinde biz kadınlar eziliyoruz.Tabii ki bunun sebebi erkek egemen sistemdir.Bu çok net bir şey bunun karşısında mücadele etmek de yine biz kadınlar düşüyor.Dünya nüfusunun yarıdan fazlası olan kadınlar daima ikincil oldular ve bu durum devam etmekte.
|
|
SİZE SOFRALAR, BİZE YASAKLAR! |
|
|
|
FERHAT TUNÇ
3 Mart, “Müzik Özgürlüğü Günü” olarak dünyanın birçok ülkesinde çeşitli konser ve etkinliklerle kutlanıyor. Bu etkinliklerde dünyanın dikta rejimlerinde yaşayan ve muhalif kimliklerinden ötürü baskı ve sansüre uğrayan sanatçılar konuk edilerek, yaşadıkları baskıların dünya medyasında gündeme gelmesi ve bunun küresel bir sorun olarak algılanması sağlanıyor. Bu yıl için de benzer çalışmalara devam ediliyor. 3 Mart 2010 tarihinde Mombai, Kahire, Kabil, Amman, Lahey, Paris ve New York’ta Müzik Özgürlüğü Günü etkinlikleri gerçekleştirilecek.
|
|
Türkiye’de laiklik aldatmacası |
|
|
|
Laiklik, Avrupa’da ortaçağ engizisyonunun ve kanlı mezhepler savaşının sonucunda toplumların benimsemesi ile kökleşen bir kavramdır. Laiklik, aynı zamanda kanlı din-mezhep savaşlarının ardından yaşanan rönesansın açığa çıkardığı fikirsel temel alt yapıya da dayanmaktadır. Kısaca din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması olarak algılansa da, güçlü bir fikirsel alt yapı ve toplumsal olarak kabullenişle birlikte özümseme de söz konusudur. Demokrasi ve özgürlüklerin gelişimiyle birlikte gelişen laiklik anlayışı, bu yönüyle toplumsal bir kültür haline dönüşmüştür.
|
|
Mollaköy Sağlık Ocağı Alevi Doktor'u Memuriyetten Men Edildi.. |
|
|
|

Dersim kökenli doktor Müslüm DOĞAN ilk görev yeri olan Erzincan Mollaköy Beldesi sağlık ocağında 2008’de çalışmaya başladı. Alevi canlarımızın yoğun olarak yaşadığı bölgede kendi olanaklarıyla projeler geliştirdi. Bunlardan birisi de köylere poliklinik hizmetiydi. Kendi çabalarıyla 11 köy merkezine poliklinik kurdu. Uyguladığı proje il geneline yayıldı. Hatta Müslüm Doğan’ın görev yaptığı sağlık ocağı en iyi hizmet veren sağlık ocağı seçildi. Hatta dr. M. DOĞAN'a görevini iyi yaptığı için para ödülü bile verildi. Para ödülü maaşına eklenen dr.M.DOĞAN kendisi için bişey istemedi ve kendisi gibi alevi olan Mollaköy halkına daha iyi hizmet verebilmek için,
|
|
Şerafettin Halis: Madımak ibret müzesi olsun |
|
|
DERSİM - BDP Dersim Milletvekili Şerafettin Halis, Madımak Oteli’nin “ibret müzesi” yapılması için kanun teklifi verdi.
Madımak Oteli’nin yıkılarak park yapılmak istenmesinin tarihin ve toplumun belleğini silme amacı taşıdığını belirterek “Bu Sivas’ta yaşanan benzer katliamların yeniden yapılmasının işareti gibi durmaktadır” ifadelerini kullandı.
Meclis’te düzenlediği basın toplantısında BDP'li Halis, Alevi çalıştayları ile hükümetin kendi Alevisini yaratma çabası içinde olduğunu belirterek “Alevilik bugün kuşatılarak tanınmaktadır. Bu da yıllardır süren Alevileri yok etme yerine,Aleviliği yok etme politikalarının geldiği son noktadır” dedi.
Alevi Çalıştayları ön raporunda AKP’nin, amaçlanan örtülü hedeflerinin daha da açığa çıktığını, raporun adeta Alevilik kimliğini asimile etmenin yol ve yöntemlerini sonuca bağlayan bir program niteliği taşıdığını söyleyen Halis şöyle konuştu:
|
|
Munzur Vadisi dünya mirasıdır |
|
|
İSTANBUL - Baraj suları altında bırakılmak istenen Dersim topraklarının biyolojik bir hazineye sahip olduğu bir kez daha ortaya çıkarken, hazırlanan raporda Munzur Vadisi'nin dünya mirası olduğu belirtildi
Munzur'daki bitki örtüsünü araştırmak için 2 yıl çalışma yürüten Prof. Dr. Mehmet Koyuncu ve Prof. Dr. Neşet Arslan, Önemli Bitki Alanı (ÖBA) kabul edilen Munzur Dağları’nda 1518 bitki türünü bir kez daha saptamış oldular. Başka yerde yetişmeyen (endemik) tür sayısı ise 50’nin üzerinde olduğu ortaya çıktı. Hazırlanan raporda Munzur Vadisi’nin dünya mirası olduğuna vurgu yapılırken, barajların vadinin bitki örtüsünü tehdit ettiği hatırlatıldı.
|
|
Hasankeyf Girişimi'nden VAKUM'a sert tepki |
|
|
BATMAN - Kültür Varlıklarını Koruma ve Müzeler Genel Müdürü Ökkaş Dağlıoğlu'nun, Hasankeyf'teki eserlerin vakumlanıp su altında bırakılması önerisine Hasankeyf Yaşatma Girişimi tepki gösterdi.
Hasankeyf Yaşatma Girişimi, Hasankeyf'in kurtarılmasına ilişkin kamuoyunu uyutma ve yanıltma politikasının yürütüldüğünü belirterek, eserlerin Vakum sistemiyle kurtarılmasının mümkün olmadığına dikkat çekti.
"Yıllardır barajın inşa edilmesi durumunda sular altında kalacak olan tarihi eserlerin taşınarak kurtarılacağını belirten yetkililerin bunun mümkün olmadığını anlayınca taktik değiştirerek vakum sistemini önermişlerdir’’ diyen Girişim, baraj yapımını meşrulaştırmak için verilen çabaların beyhude olduğu ve Hasankeyf’in kültür mirası yapısı gereği ancak yerinde korunarak yaşatılabileceğini kaydetti.
|
|
AİHM’den kimlikte ‘Alevi’ ve ‘Kürtçe’ kararı |
|
|
STRASBOURG - Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), nüfus cüzdanının din hanesinde "Alevi" yazılmamasına ilişkin davada Türkiye’nin din ve vicdan özgürlüğünü ihlal ettiğine hükmetti. Nüfuz cüzdanında Kürtçe karakter kullanılmamasına ilişkin başvuruda ise AİHM Türkiye’yi haklı buldu
Nüfus cüzdanının din hanesine “İslam” yerine "Alevi" yazılmasını isteyen Sinan Işık’ın davasında AİHM Türkiye’yi mahkum etti. AİHS’in din ve vicdan özgürlüğünü içeren 9’uncu maddesinin ihlal edildiğine hükmeden mahkeme, "Din hanesi yazılacaksa, kişinin istediği gibi yazılmalı" hükmüne vardı. Davacı, Müslüman olmamasına rağmen kimlik kartında din hanesine “İslam” yazılı olduğunu belirterek 7 Mayıs 2004’de İzmir’de olayı mahkemeye taşımıştı.
|
|
I. Melikoff’un Hacı Bektaş: Efsaneden Gerçeğe Kitabı Üzerine Bir Değerlendirme. |
|
|

Prof. van Bruinessen, Hollanda’nın Utrecht Üniversitesi, Arap, Fars, Türk Dilleri ve Kültürü Bölümünde öğretim üyesidir ve Modern Dünyada İslam Araştırmaları Enstitüsü’nün (ISIM) Başkanlığını yürütmektedir. 1994 yılından beri Türkçe ve Kürtçe araştırmaları dersleri vermektedir.
Prof. Martin van Bruinessen, Utrecht Üniversitesi
Irène Mélikoff, Hadji Bektach: un mythe et ses avatars. Genèse et évolution du soufisme populaire en Turquie [Hacı Bektaş: Efsaneden Gerçeğe. Türkiye’de Halk Sufizminin Doğuşu ve Gelişimi]. Leiden, Brill, 1998. [Islamic History and Civilization, Studies and Texts, volume 20]. xxvi + 317 sayfa, bibliografya, indeks. ISBN 90 04 10954 4.
Alevilik ve Bektaşilik üzerine akademik araştırmalar uzun bir süredir Türkoloji’nin biraz ezoterik bir dalı olarak görülmekteyken, son yirmi yıl içinde artan bir hız kazandı. Bu hızlanma, Alevilerin uzun süredir izledikleri dikkati üzerlerine çekmeme siyasetini terk edip toplumsal yaşamda birdenbire yeni bir önem kazanmasıyla Türkiye’de ve Avrupa’da göçmen Aleviliğin çarpıcı bir atılım göstermesine paralel ilerledi. Bu alandaki araştırmalarda önemli dönüm noktaları olarak aşağıdakileri sayabiliriz:
|
|
Rıza Zelyut’ un Dersim Düşmanlığı |
|
|
|
Rıza Zelyut imzasıyla 15 Aralık 2009 tarihli Güneş gazetesinde; “Tuncelili Alevi Kürtçüler” başlığıyla bir yazı yayınlandı. Yazının konusu son zamanlarda da sıkça konuşulan Dersim 38 olaylarıydı.
Rıza Bey yazısını bize dair tespitlerde pek de yabancısı olmadığımız bir dil ve üslupla kaleme almıştı. Tuncelili Kürtçü, Aleviciler ve solcular Kadıköy’de bir araya geldiler D.T.P. sloganlarıyla yürüdüler Dersim 38 gerici bir ayaklanmaydı. Seyit Rıza da Dede değil bir çete başıydı. Bahsedildiği gibi öyle katliam falanda olmadı. Yalnızca götürülmek istenen medeniyete karşı çıkan bazı Aşiret ağalarına karşı bir operasyon yapıldı. Zaten Mustafa Kemal de hastaydı. Ufak tefek bazı şeyler olmuşsa da bunlarında sorumlusu Celal Bayar’ dır diyerek yazısına beter bir saldırganlıkla devam ediyor.
|
|
Diyanette göre cemevleri 'iç düşman' |
|
|
AKP hükümeti hafta sonu düzenlediği Alevi Çalıştayı’nda muğlak bir ifadeyle cemevlerinin bir statüye kavuşturulacağını söylemesine rağmen Diyanet İşleri Başkanlığı cemevlerinin ibadethane olarak kabul edilmesinin ‘milli birlik’ ve ‘bütünlüğü’ bozacağı iddia edildi.
İzmir İl Genel Meclisi’nin geçen aralık ayındaki toplantısında, cemevlerinin ibadethane konumunda tanınması için aldığı temenni kararına, Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan olumsuz yanıt geldi.
CAMİNİN KARŞISINA CEMEVİ OLMAZ
Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan, başkan adına Hukuk Müşaviri Mustafa Davarcı’nın il genel meclisine gönderdiği açıklamada, cemevlerinin ibadethane olamayacağını iddia edildi.
|
|
Sarıgül'e destek Gülen cemaatini böldü |
|
|
|

HABER MERKEZİ - 'Türkiye Değişim Hareketi’nin lideri Mustafa Sarıgül’ün bir süre önce Amerika’da görüştüğü Fethullah Gülen’den tam destek aldığı öğrenildi. Ancak cemaatin önemli isimlerinden Hüseyin Gülerce ile Zaman gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı’nın Sarıgül’e mesafeli olduğu belirtiliyor.
ANF’ye bilgi veren Mustafa Sarıgül’e yakın kaynaklar, Gülen cemaatiyle Sarıgül’ün görüşmelerinin sürdüğünü söylediler. İddialara göre Gülen-Sarıgül görüşmesini ayarlayan kişinin de Başbakan Erdoğan’ın eski danışmanı Cüneyt Zapsu.
Türkiye siyasal yapısına sahip olduğu ekonomik ve kitle gücüyle müdahalelerde bulunan Fethullah Gülen’in Sarıgül’ü desteklemesi cemaatin iki önemli ismince tepkiyle karşılandı.
|
|
İzzettin Doğan'ın tasfiye süreci başladı |
|
|
 HABER MERKEZİ - Son zamanlarda gündemi Alevilerin kuracağı sol parti söylemi ve AKP’nin çalıştayları damgasının vurdu. Devletin şekillendirdiği Alevi politikasının temel dayanağı Alevi Burjuvazisi olmuştur. Bu burjuvazinin kanat önderlerinden İzzettin Doğan ise başlı başına incelenmesi ve analiz edilmesi gerekiyor.
Bir Alevi dedesi, Cem Vakfı Başkanı ve Alevi Vakıflar Federasyonu Onursal Başkanı İzzettin Doğan aynı zamanda uluslararası hukuk profesörü bir akademisyen. Ne ilginçtir ki Doğan’ın yayınlanmış bir eseri dahi yok.
Velhasıl, kimine göre pragmatik bir fırsatçı, bize göre ise Alevi topluluğunu kapalı kapılar ardında sistemin içine çekmeye çalışan bir işbirlikçi.
|
|
Halis: Çalıştaylar kandırmaca |
|
|
ANKARA - BDP Dersim Milletvekili Şerafettin Halis ise Bakan Çelik’i Fethullah Gülen tarikatının gücünü Alevi kitlesi üzerinde kullanmaya çalıştığını belirtti.
Halis Meclis’te düzenlediği basın toplantısında AKP’nin toplumsal sorunları çözmek için yaklaşık iki yıldan beridir başlattığı açılım ve çalıştayların bir kandırmacadan öteye gitmediğini söyledi.
AKP’nin sorunun çözümü içinde attığı tek bir adım olmamakla beraber bu çalıştaylarda Alevileri rahatsız edecek görüntüler sergilendiğini söyleyen Halis, “Amaçlarının Aleviler arasında derin çelişkiler yaratarak bölmek olduğu anlaşıldı. Alevilerin en temel talebi olan Cemevlerinin yasal-resmi güvenceye kavuşturulması önemsenmedi. Talepler boşa çıkarılmaya çalışıldı. Oysa ki bir inanca ve inanç topluluğuna karşı duyulan samimiyet ve saygı, her şeyden önce o inancın ibadethanelerini tanımaktan ve saygı duymaktan geçer” dedi.
|
|
Aleviler: AKP'nin oyununa gelmeyeceğiz |
|
|
ANKARA - Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Başkanı Fevzi Gümüş, AKP hükümetinin 'yandaş Alevilerle' birlikte ‘Türk, İslam sentezi’ mantığına göre bir Alevilik kurgulamaya çalıştığını belirterek, Diyanet İşleri Başkanlığının demokrasiyi tehdit eden kurumların başında geldiğini söyledi. Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Ali Balkız da, Alevi açılımının da Kürt ve Roman açılımı gibi hüsranla sona ereceğini söyledi.
PSAKD Başkanı Fevzi Gümüş yaptığı yazılı açıklamada AKP’nin başlatmış olduğu Alevi Açılımı kapsamında bugün yapılan 7. çalıştaya katılan Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Türkiye demokrasisinin üzerinde en büyük tehditlerden ve vesayet kurumlarından birisi olduğunu kaydetti.
|
|
Alevi çalıştayı başlamadan çöktü |
|
|
ANKARA - AKP hükümetinin toplayacağı 7’nci çalıştaya Alevi Kültür Dernekleri ile Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı katılmayacaklarını duyurdu. Alevi açılımının mimarı İstanbul milletvekili Reha Çamuroğlu Alevilere yönelik psikolojik hareket olduğunu belirterek çalıştaya katılmayacağını açıkladı.
AKP hükümetinin Kürtsüz ‘Kürt açılımı’nın ardından Alevi açılımına da Alevisiz devam edecek.
Bugün son dakikada alınan kararla Alevi örgütleri "Aleviliğin tanıma ihtiyacı yoktur" diyerek çalıştayı protesto ederek katılmayacaklarını bildirdi. Diğer Alevi örgütlerinin de katılmamayı düşündüğü öğrenildi.
|
|
Alevileri sisteme entegrasyon süreci |
|
|
Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Ali Balkız'ın yeni bir siyasi parti kurmak amacıyla başlatılan çalışmalara katılması Federasyon'da çatlağa neden oldu.
Ufuk Uras ve Ali Balkız’ın başını çektiği yeni sol parti Aleviler içinde ciddi bir tartışma yaşanmasına neden oldu. Bu tartışmayla beraber Aleviler arasında siyasi anlamda ciddi bir çözülme ve karamsarlık olduğu Alevi kurum temsilcilerinin görsel ve yazılı basın verdiği demeçlerden ortaya çıkıyor.
Bugün Türkiye’de AKP’den CHP’ye kadar birçok parti Anadolu halklarından en dinamik muhalefet anlayışına sahip olan Alevileri sistem içine çekmek için mücadele ediyor.
|
|