|
Özgür Demokratik Alevi Hareketi (ÖDAH) üyeleri, 19 Aralık 1978 tarihinde gerçekleştirilen ve 112 Kürt Alevi'nin ölümüne neden olan Maraş Katliamının 31. yıldönümünde Galatasaray Meydanı'nda basın açıklaması yaptı.
 Kapatılan DTP'nin yöneticilerinin de destek verdiği açıklamada, 'Maraş katliamını unutmadık unutturmayacağız', 'Ecevit'in arşivleri açılsın katiller yargılansın' pankartları taşınırken, 'Dersim, Maraş, Koçgiri, unutulmaz hiçbiri', 'Maraş'ı unutma unutturma' sloganları atıldı. Basın açıklamasını okuyan Remzi Çelik, Türkiye'de yaşayan farklı inanç ve kimliklerin tarih boyunca sürekli baskı ve katliama maruz kaldığını söyledi. Ermeni tehcirinden, Koçgiri ve Dersim katliamlarına 6-7 Eylül olaylarından Şeyh Sait ve Maraş katliamına değin bu topraklarda yaşayan tüm kesimlerin kaderinin aynı olduğunu ifade eden Çelik, '19 Aralık 1978 yılında Kürt-Alevi-Kızılbaşların yaşadığı yeni bir katliama tanıklık ettik. Sivil faşistler devletin derinlerinde planlanan katliam için düğmeye basmış ve 112 canımızı katletmiştir' dedi.
'DTP'nin kapatılması tekçi zihniyetin sürdüğünün göstergesidir'
Devletin bu gün katliamın ilk tetikleyicisi olan Ökkeş Şendiller'i Alevi çalıştayına çağırarak bir inançla dalga geçtiğini belirten Çelik, 'Açılım adı altında katili çağırmaktaki AKP'nin mesajı nettir. Dün katlettik bu katillerinizden aman dileyin deniliyor. Ama yanılıyorlar; Kürtleri, Alevileri katilleriyle terbiye etme devri çoktan geçti' diye konuştu. Kürt halkının özgürlük çığlığı olan DTP'nin kapatılmasının tekçi zihniyetin hala sürdüğünün bir göstergesi olduğunu belirten Çelik, 'Diyarbakır'da Aydın Erdem'i 12 yaşındaki Ceylan'ı öldürenler Dersim'de, Sivas'ta Maraş'ta, Gazi'de ortaya çıkanlar Şemdinli'de suçüstü yakalanan katillerdir' diye kaydetti.
Ecevit'in elinde bulunan gizli belgelerin CHP'nin katliamdaki rolünü ortaya koyduğunu belirten Çelik, arşivlerin bir an önce açılarak Maraş katliamı dosyasının yeniden açılmasını istedi.
DİHA
Basın Açıklamasının Tam Metni :
MARAŞ KATLİAMI DOSYASI YENİDEN AÇILSIN
Türkiye topraklarında yaşayan farklı etnik ve inançsal kimlikler sürekli baskı ve katliam politikaları ile yüz yüze kalmıştır. Demokratik ülkelerde zenginlik olarak kabül edilen farklılıklar, bu coğrafyada ise tehlike olarak algılanmıştır. Cumhuriyetin kuruluş mantığı farklılıkların birlikte yaşaması felsefesini içermesine rağmen, sonuç farklılıklar açısından yine katliam olmuştur. Ermeni Tehciri'nden, Koçgiri, Dersim Katliamı'na, 6-7 Eylül olaylarından Şeyh Said'e ve Maraş Katliamı'na değin bu topraklarda yaşayan Ermenilerin, Rumların, Kürtlerin ve Alevilerin kaderleri aynı olmuştur. İnkar ve imha anlayışının dayatığı tek dil, tek din, tek ırk anlayışı ile tekleştirilmeye çalışılan kimliklerin, Cumhuriyeti sahiplenmesini beklemek büyük bir vicdansızlıktır. Eğer gerçek bir kardeşlik ve demokrasiden, eşit -özgür birliktelikten bahsedileceksek gerçeklerle yüzleşme ve yeni bir vicdan hareketi geliştirmek elzemdir. Halklarımızın geleceği, bu yüzleşme sonucu sağlanacak kardeşleşme hareketindedir. Yüzleşmek; üstünü örtmekle, “unutun” demekle de olmaz.Yüzleşme, yaşanan katliamları açığa çıkarıp sorumlularını yargılamak, gerekiyorsa özür dileme erdemliliğini göstermekle mümkündür. O yüzden de yaşadığımız katliamları unutmayacağız, unutturmayacağız. Belleksiz bir toplum olarak yaşamak yerine sorguluyan toplum olacağız. O nedenle de Maraş Katliamı dosyasının yeniden açılmasını istiyoruz. Tarihler 19 aralık 1978'yi gösterdiğinde bu topraklar Kürt Kızılbaş-Alevilerin yaşadığı yeni bir katliama tanıklık ediyordu. Sivil faşistlerle ve devletin derinlerinde planlanan katliam için düğmeye basılmış, bir kez daha kanımız bu topraklara dökülmek istenmişti. Önceden planlanarak Maraş'a dışarıdan piyangocu kimliği ile sokulan katliamcılar, sivil faşistler hepimizin tanıdığı katillerdir. Haluk Kırcıların, Bünyamin Adalıların ilk katliamı değildi, Maraş. Daha sonra da yaşanan katliamlarda hep bu isimleri ve arkadaşlarını gördük. Maraş'ta sağcı bir filmin gösterimi sırasında sinemanın bombalanması ile fitili yakılan olaylarda adım adım katliam hayata geçirilmiştir. Ökkeş Kenger'in bombayı atarak katliamı başlatmasının ardından 24 aralık gününe kadar Maraş'ta Kürt Kızılbaş-Alevilere büyük bir vahşet yaşatılmıştır. Önceden işaretlenmiş evlere saldıran katliamcılar kadın, çocuk, yaşlı ayırmaksızın insanlığın sınırlarını zorlayan bir vahşetin failleri olmuşlardır. Ana karnındaki çocukların katledildiği, insanların diri diri yakıldığı bu katliamı unutmamız mümkün değildir. Maraş'ta yaşanan katliam sonucu 112 özge canımız hayatını kaybetmiş, binlercesi yaralanmıştır. Yakılan ve yağmalanan evlere baktığımızda bu saldırgan güruhun insanlıktan nasibini almadığı görülmüştür.
Yaşanan bu vahşetin sonucunda göstermelik olarak yakalanan kişiler küçük cezalara çarptırılmış, ağır ceza verilenler ise çıkarılan afla serbest bırakılmıştır. Hatta katliamın baş sanığı olan Ökkeş Kenger ödüllendirilerek milletvekili yapılmıştır. Katliamın 32. yılına girerken Maraş'ı daha iyi anlayabiliyoruz. Devlet, Maraş Katliamı'nı diğer katliamlarda olduğu gibi seyretmiştir. Yıllarca halkımızın sırtından siyaset yapan CHP zihniyetinin halklarımıza yaşattığı acıların belgesi olan Ecevit'nin arşivinden çıkan gizli bilgiler bize CHP'nin katliamlardaki rolünu göstermektedir. Karaoğlan denilerek halkımızın bağrına bastığı Ecevit, elinde bilgi ve belge olmasına rağmen gereğini yapmamıştır. Tıpkı Sivas, Gazi, Dersim Katliamlarında başta ya da iktidar ortağı olan CHP'nin hiç bir şey yapmadığı gibi. CHP halklarımızın katliamında başrol oyuncusudur. Sadece meclis kürsüsünde Öymen'in itiraf ettiği Dersim Katliamı değil, Maraş, Çorum, Gazi, Sivas katliamlarının tümünde Ergenekon avukatlığı ile övünen bu partinin rolu vardır. Maraş Katliamı üzerinden 32 yıl geçse de zihniyet değişmiyor. Dün katliamı yapan zihniyet bugün AKP'de zuhur etmiş, AKP açılım adı altında baş katil Ökkeş Kenger'i Alevilerin sorunlarının çözüm toplantılarına! çağırmıştır. Bu anlayış bile Alevileri yeniden katletmek ve onlara hakaret etmek anlamına geliyor. Mesaj nettir; dün katlettik, bugün katillerinizden aman dileyin deniliyor; ama yanılıyorlar: Kürtleri, Kızılbaş-Alevileri katilleri ile terbiye etme devri geçmiştir. Tekçi zihniyet bugün de mantığını değiştirmiyor. Bir yandan katilleri ve işbirlikçileri ile kızılbaş-alevileri terbiye etmeye çalışan zihniyet, öte taraftan Kürt halkının özgürlük mücadelesini boğmaya çalışıyor. Tamamen haklı ve meşru olan Kürt halkının legal demokratik siyasal iradesi olan DTP kapatılıyor, meydanlarda tepkisini ortaya koyan Kürt gençleri kurşunlanarak katlediliyor. Kürt halkının özgürlük çığlığı boğulmak istenerek halklarımıza tekrar imha ve inkar dayatılmak isteniyor. Bu anlamda susturulmak ve boğulmak istenen yalnız Kürt halkının özgürlük çığlığı değil, bu coğrafyada yaşayan halkların geleceğidir. Diyarbakır'da Ceylan'ı katleden, Aydın Erdem'i vuran zihniyet, Ankara'da emeğinin hakkını savunan tekel işçilerini coplayan zihniyettir. Kürde, Kızılbaş Aleviye, emekçiye, Ermeniye, öğrenciye düşman olan tek tipçi anlayış ile köle insanlar yaratmak istiyor. Yaşananlar gösteriyorki özgür ve eşit bir gelecek ancak halk düşmanı bu zihniyete karşı ortak mücadele ile mümkündür. Halklarımızın ortak, birleşik yürüteceği özgürlük ve demokrasi mücadelesi halklarımızın da özlemi olan bir ülke yaratacaktır. Maraş Katliamı'nın 32. yılında bir kez daha haykırıyoruz: Ne Maraş'ı ne de diğer katliamları unutmayacağız ve hesabını soracağız. Elde olan bilgiler ve belgeler nettir. Maraş Katliamı davasını yeniden açın ve sorumluları cezalandırın. Başta devletin arşivi olmak üzere Bülent Ecevit'in tüm özel arşivlerini açın ve sorumluları yargılayın. Bizlerin hukuktan ve devletten isteğimiz, katillerimizi çalıştaylara davet ederek bize hakaret edilmesi değil, devlet olmanın gereği olan sorumlulukla hareket ederek katilleri yargılaması ve cezalandırmasıdır. Maraş Katliamı davası yeniden açılıncaya kadar peşini bırakmayacağız. Dersim'de, Sivas'ta, Maraş'ta Gazi'de ortaya çıkan katlimcılar Şemdinli'de yakalananlardır, Ceylan Önkol'u katledenlerdir, tekel işçisini copluyanlardır. Katilerin ve katliamcıların açığa çıkması için herkesi ortak demokratik mücadelede siper yoldaşlığı yapmaya çağırıyoruz. Biz alanlarda buluşmazsak örülmek istenen karanlıklardan çıkamayız.
Maraş, Dersim Koçgiri unutulmaz hiçbiri. Maraş Katliamı davası yeniden açılsın, sorumlular yargılansın. Katlimcılara karşı birleşelim, kazanalım.
Özgür Demokratik Alevi Hareketi
|